09:00 - 18:00

0532 695 3854

 

YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR ?

Bilgin Hukuk & Danışmanlık > Aile Hukuku  > YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR ?

YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR ?

Yoksulluk Nafakası Nedir ve Şartları Nelerdir ?

Yoksulluk nafakası, boşanma sonucunda eşlerden birinin yoksulluğa düşecek olması halinde, diğer eşten talep ettiği nafaka türüdür. Ancak bu nafakaya hükmedilebilmesi için talep eden tarafın kusuru diğer eşin kusurundan daha az veya kusursuz olmalıdır. Yoksulluk nafakası talep edilebilmek için bazı şartların mevcut olması gerekmektedir. Bu şartlar aşağıda detaylıca açıklanmıştır.

1-Nafaka İsteyen Eş Boşanma Yüzünden Yoksulluğa Düşecek Olmalı

Yoksulluk nafakasının temel şartı, talep eden eşin boşanma sonrası kendi geçimini sağlayacak yeterli gelir veya mal varlığına sahip olmaması yani yoksulluğa düşecek olmasıdır. Burada yoksulluktan kastedilen kişinin tamamen parasız kalması veya büyük bir fakirliğe düşmesi değildir. Burada kastedilen şey kişinin evlilik süresince mevcut olan yaşam standartlarının boşanma nedeniyle düşmesidir. Bir kişinin geliri bulunsa bile boşanma nedeniyle yoksulluğa düşerek yaşam standardında büyük düşüşler meydana gelebilir. Bu kişi de aynı şekilde yoksulluk nafakası talep edebilir. Nafaka talep eden kişinin yaşam standardındaki düşüşte barınma, giyinme, sağlık, eğitim vb. her türlü imkan gözetilir. Mahkeme tarafların ekonomik ve sosyal durum tutanaklarını incelenir, banka, vergi kayıtları vs. getirilir, tarafların maaş durumları net olarak tespit edilir. Her iki tarafın geliri birbirine yakınsa veya nafaka talep eden eşin boşanma nedeniyle yaşam standartlarında herhangi bir değişiklik olmayacaksa yoksulluk nafakasına hükmedilmez.

Toplumumuzda bu nafaka türünün genellikle kadınlar tarafından talep edilen ve sadece kadına verilen bir nafaka türü olduğu kanısına varılsa da Türk Medeni Kanununun 175. maddesine göre bu nafaka türünün her iki tarafça da talep edilebilecek ve yaşam standartlarının düşmesi halinde yoksulluğa düşecek taraf erkek ise onun lehine de hükmedilebilecek bir nafaka türü olduğu belirtilmektedir.

2-Nafaka İsteyen Eş Kusursuz veya Daha Az Kusurlu Olmalı

Yoksulluk nafakasına hükmedilmesi için aranan şartlardan bir diğeri ise nafaka talep eden kişinin kusursuz veya diğer taraftan daha az kusurlu olması gerektiğidir. Nafaka talep eden eş diğer taraftan daha fazla kusurlu veya nafaka talep eş kusurlu olup diğer tarafın kusursuz olması hallerinde yoksulluk nafakası için aranılan şartlardan biri gerçekleşmediği için nafaka talebinin reddine karar verilmesi gerekecektir. Fakat taraflar boşanma davasında eşit kusurlu bulunursa veya her iki tarafta kusursuz bulunursa bu durumda da yoksulluk nafakasına hükmedilebilir. Şöyle ki :

Yargıtay bazı eşit kusur hallerinde yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerektiğine yönelik kararlar vermektedir. Tarafların eşit kusurlu olması halinde hakim nafaka talep eden kişinin diğer şartları taşıyıp taşımadığını inceler ve şartları taşıması halinde olayların hal ve şartlarını göz önüne alarak yoksulluk nafakasının ödenmesine karar verebilir. Eşit kusur durumunda her olay kendi içindeki durum ve koşullar göz önüne alınarak değerlendirilir.

Her iki tarafın kusursuz olması hallerinde ise hakim nafaka talep eden kişinin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşme tehlikesinin olup olmadığını göz önüne alarak nafakaya hükmedebilir. Taraflar yoksulluk nafakasını boşanma davası ile birlikte talep edilebildiği gibi boşanma davası kesinleştikten sonra ayrı bir dava açarak ta talep edebilirler. Burada bahsedilen kusur oranları boşanma dava sürecinde araştırılırken boşanma davası kesinleştikten sonra açılan nafaka davasında ayrıca bir kusur araştırılması yapılmaz. Boşanma davası sonucunda belirlenen kusur oranlarına göre araştırma yapılarak hükme varılır.

3- Süresi İçerisinde Nafaka Talebinde Bulunulmalı

Mahkemenin nafakaya hükmedilmesi için bu talebin sözlü veya yazılı olarak belirtilmesi gerekir. Yoksulluk nafakası yazılı talep edilebilir olduğu gibi duruşma zaptına geçirilmek suretiyle sözlü olarak ta talep edilebilir. Eğer yoksulluğa düşecek taraf nafaka talebinde bulunmazsa hakim resen yoksulluk nafakasına ilişkin karar veremez. Ayrıca dilekçede nafaka miktarının belirtilmesi önem arz etmektedir. Çünkü mahkeme talep edilen nafaka miktarına bağlı olup daha yüksek bir nafakaya hükmedemez. Bu nedenle nafaka talep eden tarafın tüm ihtiyaçlarını göz önüne alarak makul bir nafaka miktarı belirmesi önemlidir.

4- Nafaka Ödeyecek Eşin Mali Durumunu Göz Önünde Bulundurma

Yoksulluk nafakasına ilişkin yapılan incelemede nafaka ödeyecek kişinin de mali durumunun dikkate alınması gerekmektedir. Yukarıda belirtildiği üzere nafakaya ilişkin inceleme yapılırken sadece nafaka talebinde bulunan kişinin değil her iki tarafın gelir, gider ve mali gücüne ilişkin araştırma yapılmaktadır. Eğer nafaka yükümlüsü olacak kişi mali gücü bulunmayan, temel ihtiyaçlarını asgari şartlarda giderebilen veya düzenli bir iş hayatı bulunmayan bir kimse ise nafaka talep eden kişi boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olsa dahi yoksulluk nafakasına hükmedilmesine karar verilmeyebilir. Sonuç itibariyle mahkeme yoksulluk nafakasının ödenmesine karar vermiş ise nafaka miktarını, nafaka yükümlüsünün mali gücü ve nafaka talep edenin zorunlu ihtiyaçlarını göz önüne alarak değerlendirir ve uygun bir nafakanın ödenmesine karar verebilir.

Yoksulluk Nafakasının Miktarı Nasıl Belirlenir ?

Nafaka miktarı belirlenirken tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınır. Burada kastedilen; tarafların zaruri ihtiyaçları, giderleri, nafaka yükümlüsünün ödeme gücü ve yaşam standartlarıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi bu konuda yol göstericidir:

“Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir.” Dolayısıyla hâkim, hakkaniyet ilkesi çerçevesinde uygun miktardaki nafakaya hükmeder.

Nafakanın belirlenmesinde en önemli kriter her iki tarafın ekonomik düzeyleridir. Mahkeme bu araştırmayı yaparken nafaka talep eden kişinin gelir durumuna, mal varlığına ve çalışma gücüne; yoksulluk içinde olup olmadığına dikkat eder. Aynı şekilde nafaka ödeyecek kişinin de düzenli ve yeterli gelirinin bulunup bulunmadığına; giderlerine bakmakla yükümlü olduğu kişilerin bulunup bulunmadığını göz önünde bulundurur. Nafaka yükümlüsünü ödeme gücü nafaka miktarını belirlemede kriterdir.

Mahkeme, nafaka miktarının belirlenmesinde geniş takdir yetkisine sahiptir. Bu nedenle karar verirken nafaka talep eden kişinin çalışabilir durumda olup olmadığına ve yukarıda belirtilen diğer hususları, dosyadaki belgeler, tanık beyanları ve uzman raporunu detaylıca inceleyerek ona göre bir nafaka miktarı belirlemektedir.

Yoksulluk nafakasında temel ilke kişinin boşanma sonrasında çok düşük yaşam standartlarına mahkum edilmemesidir. Fakat buradan boşanma öncesi lüks yaşam süren bir kişinin boşanma sonrasında alacağı nafaka ile aynı yaşam standartlarına devam edeceği düşünülmemelidir. Kişinin barınma, gıda, sağlık, eğitim gibi temel ihtiyaçlarının karşılanmasına öncelik verilir.

Taraflar anlaşmalı boşanma protokolü ile anlaşmalı boşanma davası açarak yoksulluk nafakası miktarı ve ödeme şekli konusunda karşılıklı anlaşabilirler.


Yoksulluk Nafakasında Zamanaşımı

Yoksulluk nafakası boşanma davasından açıldıktan sonra dava sonucu kesinleşene kadar talep edilebilir. Ancak boşanma kararı kesinleştikten sonra talep edilen yoksulluk nafakasına ilişkin TMK da zamanaşımı süresi düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunun 178. maddesi uyarınca:

“’Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.’’ şeklinde zamanaşımı süresi düzenlenmiştir. Boşanma davasından ayrı açılan yoksulluk nafakası davası için zamanaşımı süresi 1 yıldır. 1 yıllık zamanaşımı sürenin geçmesinden sonra artık yoksulluk nafakasının talep edilebilmesi mümkün olmayacaktır.

Yoksulluk Nafakasının Artırılması veya Azaltılması

Yoksulluk nafakası, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre belirlense de boşanma sonrasında yaşanan değişiklikler nedeniyle nafaka miktarının artırılması veya azaltılması yoluna gidilebilir. Boşanma sonrası tarafların ekonomik koşulları her zaman aynı düzeyde kalmamaktadır. Enflasyon nedeniyle nafaka miktarı yetersiz hale gelebilir, nafaka alan eşin maddi ihtiyaçlarının artması (sağlık giderleri, yaşam maliyetleri) nafaka artırımını gündeme getirebilir. Tam tersi bir durumda ise nafaka ödeyen eşin gelir kaybı yaşaması (işten çıkarılma, iflas, sağlık sorunları) nafakanın azaltılmasını gündeme getirebilir.

Nafaka miktarının artırılması veya azaltılmasına dava yolu ile talep edilir. Yoksulluk nafakasının arttırılması veya azaltılması davalarında herhangi bir zamanaşımı süresi yoktur. Mahkeme dava sürecinde: tarafların ekonomik durumunda kayda değer bir değişiklik olması, değişikliğin geçici olmaması ve boşanma kararı verilirken söz konusu değişikliğin öngörülememiş olması şartlarının mevcut olup olmadığına dikkat etmektedir. Karar verirken tarafların mali durumunda yaşanan değişiklikleri dikkate alarak hakkaniyet ilkesine göre karar vermektedir.

Nafaka artırımına; enflasyon nedeniyle yaşam maliyetlerin yükselmesi, nafaka alacaklısı eşin sağlık sorunları nedeniyle ek masraflarının ortaya çıkması gibi durumlar örnek gösterilebilmektedir.

Nafakanın azaltılmasına ise nafaka ödeyen eşin işini kaybetmesi, iflas etmesi, ciddi sağlık sorunları nedeniyle gelir kaybı yaşaması ve nafaka alacaklısı eşin gelir durumunun iyileşmesi örnek olarak gösterilebilinir.

Yoksulluk Nafakasının Sona Ermesi

Yoksulluk nafakasının belli şartların oluşması halinde kaldırılması mümkündür. Yoksulluk nafakasını sona erdiren sebepler ise şunlardır:

Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi halinde mahkeme kararına gerek kalmaksızın nafaka kendiliğinden sona erer. Burada nafaka alacaklısının gelir durumunun iyileşmesi veya yoksulluğun devamı hallerinin bir önemi yoktur.

Nafaka alacaklısının başka biri ile resmi olarak evli olmasa dahi fiilen evliymiş gibi yaşaması nafakanın sona erme nedenlerinden biridir. Ancak burada nafaka kendiliğinden sona ermez. Nafaka yükümlüsü olan eşin dava açarak bu durumu tespit ettirmesi ve nafaka yükümlülüğünün sonlandırılmasını talep etmesi gerekmektedir.

Nafaka alacaklısının kendi geçimini sağlayabilecek duruma gelmesi halinde nafaka yükümlüsü olan eş dava açarak nafaka yükümlüğünün sona erdirilmesini talep edebilir. Hakim yoksulluğun devam edip etmediğine olayın şartlarına göre değerlendirme yaparak karar verir.

Nafaka alacaklısının haysiyetsiz hayat sürdüğünün anlaşılması halinde de mahkeme kararı ile nafaka yükümlülüğünün sona erdirilmesine karar verilebilir.

Nafaka yükümlüsünün maddi durumunun kötüleşmesi (işten atılma, iflas vb.) halinde de mahkeme kararı ile nafaka yükümlüğünün sona erdirilmesi talep edilebilir.

Nafaka alacaklısı veya nafaka yükümlüsünün ölümü halinde nafaka kendiliğinden sona ermektedir. Nafaka yükümlülüğünün sona ermesi için ayrıca bir dava açmaya gerek yoktur.

Nafaka Davasına Hangi Avukat Bakar ?

Boşanma ve boşanmanın fer’ ileri olan tazminat, nafaka, velayet ve mal paylaşımı hakkında bilgi sahibi olan bir Aile Hukuku Avukatı bakmalıdır. Boşanmanın mali yönleri teknik bilgi gerektirdiğinden iyi bir nafaka davası avukatı bu tip davalara hakim olmalıdır. Örneğin: Nafaka artırım davasında nafaka avukatı öncelikle nafaka artırım taleplerinin yerine getirilip getirilmediğini, usul kurallarına uyulup uyulmadığını denetleyerek davayı açar veya davaya cevap hazırlar. Nafaka davası avukatı, boşanma davası ile birlikte hükmolunan nafakanın boşanma davasından sonra artırılması veya kaldırılması/azaltılması içinde işlem başlatabilir. Sakarya Nafaka Avukatı olarak boşanma hukuku ve nafaka davalarında alanında uzman kadromuz ile müvekkillerimizin haklarını korumak ve dava sürecinde en doğru stratejiyi belirlemek için yanınızdayız.

Yorum Yok

Bir Cevap Yazın

Bilgin Hukuk & Danışmanlık sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin